Neden Okumuyoruz?

UNESCO tarafından yapılan bir araştırmaya göre Avrupa’da %21 oranında kitap okuma ölçümü belirlenmiş olmasına karşılık, Türkiye’de bu oran on binde bir değerine tekabül ediyor. Bir başka deyişle Japonya’da 1 Japon 25 adet, Fransa’da 1 Fransız 7 adet, Türkiye’de 6 Türk 1 adet kitap okuyor denebilir bir takvim yılı içerisinde. Bu da bizi en çok okuyanlar listesinde 86. sıraya itmeye yetiyor. İstatistiksel sonuçların bu denli olumsuz olması da “neden okumuyoruz?” sorusunu bizlere sormakta ve sebebin kaynağına inmeye yöneltmektedir. “Neden okumuyoruz?” dediğimizde altında çok fazla sebep ya da bahane olarak nitelendirebileceğimiz olgulara rastlayabiliyoruz. Örneğin en baş neden okuma alışkanlığının kazanılmaması, zamanımızın olmaması, boş zamanlarımızın daha başka şeylerle dolu olması, kitle iletişim araçları ile geçirdiğimiz uzun saatler ve gelişen teknoloji ile kazandığımız internet bağımlılığıdır. Buna ek olarak kitap satın almak istediğimizde fiyatların cazip olmaması, yoğun dersler ve sınavlar dönemi ile vakit bulunmaması, kitap okumanın faydalarının idrak edilmemesi olarak sayılabilir. Okuma alışkanlığımızın kazanılabilmesi için kitapların faydasını ve neden okumamız gerektiğini beynimize kazımamız gerekir. Okumaya mecbur olmayabiliriz ama zorunlu olduğumuzu unutmamak gerekir. “Neden okumalıyız?” diye sorduğumuzda karşımıza birden fazla cevap çıkacaktır elbette. Düşünerek sorgulamak, fikir üretme kabiliyeti kazanmak, yorumlama gücü kazanmak, kişinin konuşma yetisinin kazanılmasına ve onun toplum içinde etkin bir birey olmasına olanak tanır. Bu da ancak okuma ile sağlanabilir. Her yıl ülkemizde yüzlerce kitap basımı yapılıyor. Bunlara ek olarak inceleme yeteneği kazanmak, cahil kalmamak, ufkumuzu genişletmek, ilim ve bilim üretmek, etkili ve kolay bir öğrenme biçimi kazanmak için de bol bol okumalı, okumanın tadına varmalıyız. James Hawel, “Dünyayı yöneten, kalem, mürekkep ve kâğıttır” demiştir. Okuma gücünü elinde bulunduran kişiler ülkesini daha ileriye taşımak için yol almıştır bile ancak okumayarak her gün kaybeden insanlar yerlerinde bir ömür boyu sayar dururlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir