Evernote (İnceleme)

iPhone’umun standart uygulamasındaki notlarımın karışıklığı bakkal defteri seviyesine ulaşınca ben de alternatif uygulama arayışlarına yöneldim. Evernote adını daha önce duyduğunuza eminim. Benim için Evernote, telefonumda Werdsmith ve Moleskine’in arasında duran, çok da ilgimi çekmeyen “not uygulamalarından biri” idi. Hatta uygulamayı kullanmak için hesap oluşturmamı isteyince kapatıp bir daha yüzüne bile bakmadım. Ta ki uygulamanın Windows versiyonunu görene kadar… Tek başlarına oldukça sıradan olan bu iki uygulama tek hesap üzerinden senkronize olunca adeta hayatımın uygulaması oldular. Ofiste aklıma bir şey geliyor, açıyorum bilgisayardan Evernote’u, yazıyorum klavyemde rahat rahat, sonra yolda o yazıya ufak tefek bir şeyler ekliyorum. Her şeyi Gmail’e taslak olarak kaydetmekten sıkıldıysanız, ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur. Evernote gerçekten de akıllı telefonları “akıllı” yapan uygulamalardan biri.
Gelelim uygulamanın detaylarına, öncelikle kendinize bir hesap oluşturuyorsunuz. Bu yalnızca tüm cihazlarınızı senkronize edecek bir hesabınız olması için gerekli, sık kullandığınız bir e-mail adresi vermenize gerek yok kısacası. Evernote’un beni asıl cezbeden yanı Windows uygulaması olsa da, mobil arayüzünün de oldukça sade ve kullanışlı olduğunu söylemem gerek. Ana sayfada yerler, etiketler, not defterleri ve tüm notlar olmak üzere dört seçenek görüyorsunuz. Yerler sayfası aslında yalnızca etiketleme işlemini harita üzerinde yapmaktan ibaret. Ancak bu basit özellik gezi notları almak için inanılmaz faydalı oluyor. Uygulamanın konum bilgilerinize ulaşmasına izin vermeniz yeterli, aldığınız notlar kendiliğinden bulunduğunuz konuma iğneleniyor. Etiketler sayfasında ise birazdan değineceğim üzere, notlarınızı filtrelemek için oluşturduğunuz etiketleriniz yer almakta.
Daha sonra sizi karşılayan ekran en çok kullanacağınız kısım; defterlerinizin başlıkları. Burada okul veya iş gibi geniş kapsamlı başlıklar oluşturmak yerinde bir tercih olur; çünkü notları konu başlıklarına göre ayırdıktan sonra bu defterlerin içinde etiketler de oluşturabiliyorsunuz. Etiketler sayfasında notlarınızı etiketine göre filtremenize imkan tanıması, eğer belli konularda çok fazla notunuz varsa hepsinin elinizin altında olması açısından oldukça kullanışlı bir özellik. Örneğin bu inceleme, benim “Fragtist” adlı defterimde “İncelemeler” etiketine sahip olan “Evernote İncelemesi” başlıklı yazı. Tüm incelemelerime ulaşmak istediğim zaman etiketler sayfasından “İnceleme” başlığına tıklamam yeterli oluyor. Yalnız şu eksikliği de belirtmeden geçemeyeceğim: Bir nota birden fazla etiket ekleyebiliyorsunuz; ancak birden fazla etiketle filtrelemeniz mümkün olmuyor. Bu da etiketler arasında bir hiyerarşi oluşturarak daha detaylı bir filtreleme sistemi oluşturmanıza engel oluyor ne yazık ki.
Defterlerimizi oluşturduk, yazılarımızı etiketledik. Ya sonra? Bu noktada Evernote’un maharetleri basit bir not defterinin çok ötesine geçiyor. Örneğin, döküman taramaya yönelik hazırlanmış özel kamerası sayesinde el yazılarınızı da “aranabilir” formda telefonunuza aktarabiliyorsunuz. Yani isterseniz tüm kartvizitlerinizin fotoğrafını çekerek saklayabilir, ve aradığınızda anında bulabilirsiniz. Ya da karmakarışık ders notlarınızı yine aynı yöntemle düzenleyip her zaman yanınızda taşıyabilirsiniz. Sırf bu özelliği için bile Evernote denemeye değer bir uygulama.
Ayrıca defterlerinizi arkadaşlarınızla da paylaşmanız mümkün, bunu isterseniz sağ üst köşedeki paylaşım simgesi ile Facebook, Twitter ya da Google+ üzerinden yapabileceğiniz gibi, isterseniz de paylaşım menüsünden url oluşturup, bu linki arkadaşlarınıza göndererek yapabilirsiniz. Fakat bu paylaşım fonksiyonunun çalışması biraz fazla zaman alabiliyor, hatta açılması için bir dakika kadar bekleyip uygulamanın çöktüğünü sanmanıza sebep olabiliyor. İleri versiyonlarında giderileceğini umuyorum bu sorunun.
Anlatmadan geçilmemesi gereken bir başka özellik de, Evernote’un tarayıcı eklentileri sayesinde web sayfalarını da defterlerinize kaydedip, bunlar hakkında notlar alabiliyor olmanız. Sayfaları eklerken yorumlarınızı da ekleyebileceğiniz kutucuk çok iyi düşünülmüş ve bu haliyle “web kırpıcı” Evernote’un en çok kullanılan fonksiyonu olmaya aday. 
Bu anlattığımız bütün özellikler Evernote’un ücretsiz versiyonuna ait özellikler. Peki ücretli versiyonu size ne sunuyor?
Ücretsiz versiyonda ayda 60 MB olan dosya yükleme limitiniz  1 GB’a yükseliyor. Eğer uygulamanızda çok miktarda fotoğraf ve ses kaydı tutmak istiyorsanız, premium’a ihtiyacınız olabilir. Ancak yalnızca düz yazı yükleyecek olan kullanıcılar için 60 MB fazlasıyla yetiyor. Yine bir premium özelliği ise defterleri internet bağlantınız olmadan da kullanabilmeniz. Bu noktada ufak bir ipucu vereyim; notlarınızı favorilere kaydederseniz zaten çevrimdışı olarak kullanabiliyorsunuz. Bunun dışında premium hesap ile gelen ortak kullanıma açık defter oluşturma, notların geçmişine ulaşma, pdf ve sunumlar içinde arama yapma gibi özellikler Evernote’u iş amaçlı kullanmak isteyenlerin çok işine yarayacaktır kesinlikle, ancak günlük kullanımda çok fazla ihtiyacınız olacak özellikler değil.
Sonuç olarak, Evernote her akıllı cihazda bulunması gereken uygulamalardan biri. Neredeyse her platformu destekleyen uygulamanın Türkçe olarak kullanılabilmesi ve tamamen Türkçe kullanım kılavuzu da büyük bir avantaj. 
Kaynak: Fragtist.com

One thought on “Evernote (İnceleme)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir